Balık Çiftliği OSB İlgililerine AÇIK MEKTUP - Faruk Haksal

Bu mektubu sizlere yazan “bizler” kimiz?

Didim’de yaşayan çevre değerleri savunucularıyız.

“Kamu yararı”nı kişisel çıkarların üzerinde tutan yurtseverleriz.

Ülkemizin turizm potansiyeli yüksek bu cennet köşesinin ranta, kontrolsüz kazanç hırsına ve plansız-programsız kaos ortamına sürüklenmesine karşı demokratik haklarını kullanan sade vatandaşlarız.

Özetle ve kısaca, Didim’in ekonomik ve sosyal geleceğine sahip çıkmaya çalışan aydınlanmacı insanlarız.

Bize verilen bilgiye göre, yetkililerce düzenlenmiş olan bu “prosedür” toplantısına bir-kaç kişinin dışında halk alınmayacak…

Ama, bilinmesini isteriz ki, içeri alınmasa da, halk dışarıda olacak ve savunduğu değerlerin bekçiliğini yapacak, nöbetini tutacaktır.

Halkın bu toplantıya alınmaması, hiç değilse STK temsilcilerinin bu haktan mahrum edilmesi sürdürülmekte olan “iş”in rengini daha da koyulaştıran önemli bir belirtidir.

Demokrasi, eğer katılımcı değilse, demokrasi değildir…

Gerçek demokrasinin işlemediği bir ülke ya da yörede ise, halk yararından söz etmek mümkün değildir. Çünkü halkın kendisini koruma imkanı tanınmayan bir ortamda başka türlü bir sonuca ulaşılması mümkün değildir.

 

Halkın değil, sermayenin egemen olduğu projelerden kamu yararı ve halk sağlığı gibi sonuçların üretilmesi mümkün değildir. Bu gerçeğin çok sayıda acı örneklerini yaşamış bir halkız.

 

İşverenin elindeki terazinin bir kefesinde yatırdığı para, diğer kefesinde ise, kasasına yerleştireceği bakiye vardır.

Bizim terazimizin bir kefesinde ise, halk sağlığı, kamu yararı [Didim’in geleceği] var…

Diğer kefe boş…

Çünkü bizlere göre, bu değerlerin karşı kefesine koyup, ölçebileceğimiz herhangi bir şey-değer-unsur mevcut değil…

 

Bize ulaşan duyumlara göre, sunumu yapılacak projenin zorunlu prosedürü dahilinde üniversite “hoca”larına ısmarlanmış bulunan raporlar bulunuyor.

Oysa, düşüncemize göre bilim –asla- ısmarlama olamaz; olmamalıdır!..

Bilim sermayenin değil, halk sağlığı, kamu yararı ve ülkenin [Didim]’in geleceğine yönelik düşünce üretmeli…

Hukuk ise, yerine getirilmesi gereken standart bir usul ve formalite topluluğundan değil, adaleti tesis eden ilke ve değerler birikiminden oluşmalıdır.

 

Evet… Biz ideallerden söz ediyoruz.

Ama bu çok doğaldır.

Çünkü, bizleri kişisel çıkarlar yönetmiyor.

Halk sağlığı, ekonomik ve sosyal gelişme ve çevre değerleri gibi idealler yönlendiriyor.

 

Sizlere teknik sorunlardan söz etmiyoruz…

Sadece vicdanlarınıza sesleniyoruz.

Eğer vicdanların üstü [halen] ön-kabullerle örtülmediyse, bizleri duyun…

Halkı işitin.

 

Sayın Cumhurbaşkanımızın deyişi ile ifade etmek gerekirse;

-      Sermayeyi değil, halk sağlığını ve kamu yararını seçin!

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 3.228.10.17
Tarih: 25.9.2020
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com