SEBEBİ BİLİNMEYEN OLGULARDA NETİCEYE NASIL ULAŞILACAK? - Selma Soyak

Bir virüs salgını nedeniyle gelişmiş, gelişmekte olan, az gelişmiş, geri kalmış, hemen hemen dünyanın bütün ülkelerinde yaşayan insanlar evlerine kapanmış televizyonların, sosyal medyanın yarattığı korku tüneline dalmış, bazı ülkelerin bazı şehirlerinde kısıtlı karantina, bazılarında ise olağanüstü hal ilanı ve sokağa çıkma yasağı uygulamalarıyla bunalmış yaşıyorlar.

Bunalmalarının sebebi salgın ve ne zaman hangi noktada biteceğinin veya bitirilebileceğinin, bu kırımın kendilerine, ailelerine ve sevdiklerine bir biçimde ulaşıp ulaşmayacağı korkusu.

Virüs hikâyesi geçtiğimiz 2019 yılının son aylarında Çin’de başladı ve ne Batılı ülkeler, ne bizim ülkemiz bu konuyla küçücük haberlerin dışında pek de ilgilenmedi. Çin’e yardım etmek üzere kimse kılını kıpırdatmadı. Tam da o sıralarda yanılmıyorsam, Çin üst düzey yetkililerinden birinin dünyaya seslenişi vardı:

-      Acılarımızla mutlu olmayın, biz bu salgınla boğuşurken siz umursamıyorsunuz ama salgın bu, sonra kimleri vuracağı belli olmaz” diyordu.

Sonra tam da o Çinli yetkilinin dediği gibi oldu. Çin’deki salgını hiç ciddiye almayan Batılı ülkeler hep beraber en ağır biçimiyle salgını yaşamaya başladılar. Çünkü hiçbir ülke sınırlarını kapatmamış, ucuz Çin imalatından, Çinli ucuz iş gücünden vazgeçmemişti. Ve ne yazık ki Çin dışındaki ülkelerin halkları da ve bizler de dahil hiç kimse Çinlilerin acılarıyla ilgilenmiyordu. Milenyum çağının duygusuz insanları olmuşuz meğer hepimiz.

Bana en önemli görünen soru şimdilerde şu: Hiç kimse bu salgının neden çıktığını bilmiyorsa, nasıl ve ne zaman biteceğini nasıl bilecekler?

MEYDANA GELİŞ SEBEBİ BİLİNMEYEN BİR OLAYIN ORTADAN KALDIRILMASI NASIL OLABİLİR Kİ? Her ülkeden devlet yetkilileri, ilim adamları televizyonlara çıkıp sebebini bilmedikleri ve anlatamadıkları bu salgının ne zaman bitebileceği ile ilgili konuşuyorlar. Virüsün bulaşma gücü ve hızı üzerine bazı sayısal hesaplamalarla ülkelerdeki salgının zirve yapacağı ve inişe geçeceği tarihi tahminen anlatmaya çalışıyorlar. Herkes bir yandan aşı ilaç vs. ürettiğini duyuruyor. Salgın, mutasyona uğramış virüs sözcükleri havalarda uçuşuyor. Salgın yayıldıkça yayılıyor. Güçlü sanılan Batılı devletlerin birer “kâğıttan kaplan” oldukları ortaya çıkıyor. Çok ileri teknolojiye sahip olmakla övünen başta ABD olmak üzere dünyanın emperyalist devleri geçtiğimiz yüzyılda sizler teknolojide belki bu kadar ilerlememiştiniz ama böyle mutasyona uğramış virüs hikâyeleri de yoktu. Galiba öyle bir noktaya geldiniz ki, çok ileri tıp, kimya, biyolojik araştırmalar, insan yaşamını ilgilendiren her konuda çok gelişmiş elektronik araç-gereç kullanımı vs. derken ipin ucunu kaçırmış gibisiniz.

Kimyasal silahlar, biyolojik silahlar, insan yaşamını tehdit eder hale gelen çok ileri teknolojik gelişmeler, insanın bağışıklık sisteminin temel taşı olan psikolojik direncinin, çok ileri boyuta varan elektronik iletişim yoluyla yalnızlaşan beyinlerde iflas etmesi kaçan iplerin uçları değil mi sizce de?

Uzmanlar her ağzını açtığında “bağışıklık sistemi güçlü olanlar bu hastalığı atlatabiliyor” diyorlar ya.. Demek ki bu salgın da bir “doğanın doğal ayıklaması” değil mi? Virüslerin mutasyona uğraması ve ardından gelen doğal ayıklama belki de çok ileri teknolojik gelişmelerde doğada yaratılan tahribatı önleyici tedbirler alınmamasından ileri geliyor olabilir. Böyle baktığımızda belki de şu sonuca ulaşmamız gerekir: İLERİ TEKNOLOJİK ÇALIŞMA VE BULUŞLAR DÜNYA İNSANLIĞI İÇİN OLMAZSA OLMAZLARDANDIR. ANCAK BU TEKNOLOJİLERİ HAYATA GEÇİRİRKEN BU GELİŞMELERİN DOĞADA VE DOLAYISIYLA İNSANLARDA YARATACAĞI NEGATİF ETKİLER BAŞKA İLERİ TEKNOLOJİLERLE KONTROL ALTINA ALINMALIDIR.

Şimdilerde bu virüs salgınının çıkış sebebini bilen var mı, varsa hangi devlet, hangi kurum sıradan insanlar için bir bilinmez. Çıkış sebebini bilenlerin salgının biteceğine ait verdikleri tarihler bir anlam taşır. Aksi takdirde insanlığın sıkıntıları daha devam edecek demektir. Çünkü biliyoruz ki, SEBEP-NETİCE İLİŞKİSİ TÜM OLGULAR İÇİN GEÇERLİDİR. SEBEBİ BİLİNMEYEN OLGULARDA BELKİ TESADÜFEN BAŞARIYA ULAŞIRSINIZ AMA BU BAŞARI GEÇİCİ OLUR. Kalıcı başarılar elde edilebilseydi birkaç yıl ara ile dünyada ortaya çıkan salgınlar söz konusu olur muydu?

 

Selma Soyak


Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 3.228.10.17
Tarih: 24.9.2020
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com