ZEYTİN ve ZEYTİNYAĞI - Ali Can

Bu yazıda; içinde bulunduğumuz Ege bölgesininönemli bir tarımsal ürünü, geçim kaynağı ve zenginliği olan, Akdeniz uygarlığının ve barışın simgesi zeytinin ve zeytinyağının dünyada ve ülkemizdeki üretim ve tüketim durumu ve bu konudaki sorunlarımıza özetle değineceğiz.

Oleacea familyasının bir üyesi olan zeytinin (oleaeuropaeal) anavatanı, Güneydoğu Anadolu bölgesini de içine alan yukarı Mezopotamya ve Güney Ön Asya’dır. Dünyada var olan 900 milyon zeytin ağacının %90’ı Akdeniz çanağında yer almaktadır.

TÜİK verilerine göre toplam zeytin ağacı varlığımız 2016-2017 sezonunda 174 milyon olmuştur. Son beş yılda sofralık zeytin üretimi ortalaması 420 bin ton ve yağlık zeytin üretimi 1 milyon 730 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde zeytinyağı üretim ortalaması da yaklaşık 159 bin tondur.

Türkiye’de Aydın, İzmir, Muğla, Balıkesir, Bursa, Manisa Çanakkale, Gaziantep ve Mersin önemli zeytin üretimi yapılan illerdir.

Zeytin Türkiye’nin önemli tarımsal dışsatım ürünlerinden biridir. Ülkemizde zeytincilik yapan yaklaşık 320 bin aile işletmesi var. Bunun %14’ü Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği ve Marmarabirlik ortaklarından oluşmaktadır. Yaklaşık Tariş’in 22 bin, Marmarabirlik’in 30 bin ortağı bulunmaktadır.

Dünya genelinde zeytin yetiştiriciliğin %90’lık bölümü Akdeniz havzasında, geriye kalanı ise Latin Amerika ülkelerinde yapılmaktadır. Dünyada yaklaşık 9 milyon hektar alanda 900 milyon zeytin ağacından yaklaşık 17 milyon ton dane/tane zeytin elde edilmektedir. Dünya zeytinyağı üretimi ise, son beş sezon ortalamasına göre 2,85 milyon ton civarındadır.

Önemli zeytinyağı üreticileri sırasıyla İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Türkiye, Tunus ve Suriye’dir. Üretimde AB ülkelerinin payı yıllara göre değişmekle birlikte ortalama %68 düzeyindedir. AB ülkelerinden ilk sırayı İspanya almakta onu İtalya ve Yunanistan izlemektedir. İspanya’nın AB üretimindeki payı %65 civarındadır. Bunun yanında son yıllarda Avustralya, Japonya ve Arjantin gibi ülkeler de zeytin üretimine başlamıştır.

Zeytin dışsatımında üretime koşut olarak ilk sırayı AB almakta onu Mısır, Türkiye ve Fas izlemektedir.

Dünyada sofralık zeytin tüketiminin 2017/2018 sezonunda 2 milyon 735 bin ton olacağı öngörülmektedir. Bu sezonda Türkiye’nin zeytin tüketimi 380 bin tondur. Aynı sezonda ABD’nin zeytin tüketiminin 192 bin ton olduğu düşünülürse Türkiye’deki zeytin tüketiminin önemi anlaşılır. Zaten AB’den sonra en çok zeytin tüketimi Türkiye’dedir.

TÜİK verilerine göre, ülkemizde 2016/2017 sezonunda, zeytin dikim alanı 846.061 hektardır. Kullanılabilir tarım alanlarının %2,3’ü zeytinlik alandır. Yine 2017/2018 sezonunda zeytinyağı üretiminin de 263 bin ton olacağı öngörülmüştür.

TÜİK ve Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi’nin öngörülerine göre; 2017/2018 sezonu üretiminden elde edilen zeytin 2 milyon 100 bin ton; yemekliğe ayrılan zeytin 460 bin ton; yağlığa ayrılan zeytin 1 milyon 640 bin ton ve elde edilen zeytinyağı da 263 bin ton düzeyinde olacaktır.

Yine bu sezonda ağaç başına düşen zeytin tanesi ortalaması 13,4 kilogramdır.1 kg zeytinyağı için gereken zeytin ise 6,25 kg’dır. Bu oran İtalya ve İspanya’da 45-50 kg’dır.

Zeytinciliğimizin Sorunları

-Türkiye’de rekolte tahmin çalışmaları sorunludur.

- Yıllara göre ürün miktarındaki değişiklik yani var yılı/yok yılı (zeytin, genetik özellikleri yanı sıra kültürel işlemlerin tam olarak uygulanmaması sonucu alternans gösterir. Yani bir yıl tam verim verirken izleyen yıl az ürün vermesi durumu şiddetli yaşanmaktadır. Yok yılındaki kayıp %75’leri bulmaktadır. Oysa bu oran İspanya’da %35-40’dır.

- Üretimin artırılması ve fidan üretimine önem verilmesi gerekmektedir. Fidan dışalımı önlenmeli, fidanlar yerelde üretilmelidir.

- İlaçlama yetersizdir.

- Toprak erozyonuna karşı önlemler (teraslama) yetersizdir.

- Üretim veriminin Avrupa düzeyine ulaşması için gereken adımlar uzmanların önderliğinde atılmalı ve devlet ve ilgili kurum/kuruluşlar buna sahip çıkmalıdır.

- Zeytinlik alanların rant uğruna yok olmasına göz yumulmaması, korunması için önlemlerin genişletilmesi gerekmektedir.

- Zeytinyağı işletmelerinde oluşan atık zeytin kara suyu, içerdiği organik kirlilik nedeniyle çevre kirliliğine yol açmaktadır. Devletin ilgili kurumları ve belediyeler bir araya gelerek bu sorunu çözmelidir.

- Kalite kayıplarının önlenmesi için zeytinyağı depolama sistemlerinin bozuklukları giderilmeli, zeytinyağları azot korumalı paslanmaz çelik tanklarda depolanmalıdır.

________________

NOT: Bu yazıda kullanılan veriler ve bilgiler Gümrük veTicaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü’nün Nisan 2108’de yayımlanan “2107 yılı Zeytin ve Zeytinyağı Raporu”ndan” alınmıştır.

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 18.232.53.231
Tarih: 25.8.2019
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com