“BİZ” MANİFESTOSU  YA DA BİZ KİMİZ? - Ali Can

Biz, ilkeleriyle yaşayan, ilkelerini her şeyin üstünde tutan, kimseye kul-köle olmayan,kimseyi de kul-köle yapmayan, ilkelerini yaşamının namusu/erdemi olarak benimsemiş insanlarız.

Biz, bilime inanan, akla güvenen ve aydınlanmayı temel almış, tüm davranış ve eylemlerinde bunu kılavuz edinmiş insanlarız.

Biz, hümanistiz. İnsanı insan olduğu için severiz. Bunun içinde onun her şeye layık olduğunu biliriz. Yüreğimiz, ülkemiz ve ülkemizin insanı için çarparken, dünyadaki tüm halklar için de çarpar. Nerede bir mazlum görsek, biz onun yanında olmayı insani ve duygusal bir görev sayan insanlarız.

Biz, insan yanında, hayvanı ve bitkiyi de doğanın bir parçası olarak gören, onların yaşam hakkını savunan, yaşamalarınınve gelişmelerinin bizim yaşamımızı da güzelleştireceğini bilen insanlarız.

Biz, çevreyi ve doğayı korumayı vazgeçilmez bir görev olarak gören, gelecek nesillere sağlam bırakmak bilinci ve sorumluluğunu taşıyan, bu konuda ve her konuda ranta, rantçılara ve sömürgenlere karşı duran insanlarız.

Biz, ülkemizde ve tüm dünyada insanların eşit koşullarda yaşamasını, barınmaya,gıdaya,  sağlığa, eğitimeve tüm çağdaş yaşam koşullarınaherkesin ulaşmasını vazgeçilmez bir gereklilik ve de insani bir yükümlülük olarak içinde duyan insanlarız.

Biz, demokratız. Demokrasiyiuygar ve çağdaş bir yaşam biçimi olarak gören ve bunu sadece kendimiz için değil hiçbir ayırım yapmadan herkes için isteyen, bunun için mücadele eden insanlarız.

Biz, birlikte olduğumuz grup, platform, dernek, parti ne olursa olsun, yanlış yapıyorsa ondan da bunun hesabını soran, sorgulayan, aidiyetine karşın hakkın ve haklının yanında olan insanlarız.

Biz, kadını ve erkeği hiçbir ayırım yapmadan eşit gören, yaşamın her alanında birlikte yer almaları gerektiğine inanan ve kadının yaratıcılığı nedeniyle bu toprakların geçmişindebir kadın tanrıça “Kibele” olduğunu unutmayan, içimizdeki ve bilincimizdeki bu eşitlik duygusu ve olgusunun aydınlanmacı bilinçten ve bu toprakların geçmişinden geldiğini bilen insanlarız.

Biz, bireysel çıkarı değil, toplumsal çıkarı önceleyen bunu toplum ve ahlak anlayışının en başına koyan, temel dürtüsü dürüstlük ve sevgi olan insanlarız.

Biz, adaletin herkese eşit ve adil uygulanmasını zorunlu gören, bizim gibi düşünmeyenler hatta bize haksızlık ederek zarar verenler için de adaletli davranılmasını kendi sorunugibi gören bir anlayışın insanıyız. Biz “Adalet mülkün temelidir” bilge anlayışınsürdürücüsü insanlarız.

Biz,kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleribaşkasına yapmayan/yaptırmayan insanlarız.

Biz,her ne dürtü altında olursa olsun yalan söylemeyi, iftira atmayı insana yakıştıramayan, bunları “günah-ı kebâir”den (büyük suç) sayan bir anlayışı içselleştirmiş, gerçek dışı şeyleri yaşamından çıkarmış insanlarız.

Biz, düşünce özgürlüğünün, hiçbir ayırım yapmadan, şiddete başvurmamak koşuluyla, herkes ve her görüş için sınırsız olmasını savunan insanlarıız.

Biz, ülkemizde ve tüm dünyada “savaş” değil “barış”ı savunan, yurt savunması gibi zorunlu haller dışında savaşın, insanlık için bir kıyım ve emperyalizmin çıkar oyunları olduğunu bilen insanlarız.

Biz, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen yüce önderin izinde, ülkesinin ve tüm dünya ülkelerinin bağımsızlığını savunan insanlarız.

Biz, insanları dinleri, ırkları, renkleri, inançları ya da inançsızlıkları ve de dünya görüşleri nedeniyle ayırmayız. Biz sadece, insan gibi insan mı değil mi diye bakarız. Tüm farklılıkların zenginlik olduğununbilinciyle herkesi kucaklayan insanlarız.

Biz, dürüst olmayı kendimize olan öz saygımız nedeniyle kişiliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak gören insanlarız. Biz hak etmediğimiz hiçbir şeyi kabul etmeyiz. Hak yemeyiz ancak hak yiyenlerin karşısında da susmamayı onur bilen insanlarız.

Biz, büyüklenmeyi, kibri bir zayıflık, bilgisizlik ve de görgüsüzlük olarak gören, israfı, şatafatı asla kabul etmeyen, halkın bunca sorunu varken bu tür bir yaşam biçimini zül sayan insanlarız.

Biz, sanatı ve sanatçıyı önemseyen, onlara değer veren ve toplumun duygu ve düşünce dünyasını varsıllaştıran bu insanları baş tacı yapan insanlarız.

Biz, bilginin sonsuzluğunu, bilimin gelişimini bilen, bildiğimiz şeylerin bilmediklerimiz yanında bir nokta olduğu bilinciyle sürekli okuyan, kendini yenileyen ve yaşam boyu öğrenimi ilke edinmiş insanlarız.

Biz, bir yerde sırada beklerken kurnazlık yapıp öne geçenlerden değil hatta zor durumda olanlara sırasını veren insanlarız.

Biz, caddede sokakta yürürken elindeki bir kağıdı, mendili ya da sigarayı yere atıp elini rahatlatan insanlardan değil çöp kutusu görene kadar o çöpü yanında taşıyan insanlarız.

Biz, acelemiz de olsa kırmızı ışıkta, yolda yaya ya da araba olmasa da, arkadan korna çalarak “yürüsene” diyenlere karşın yeşilin yanmasını bekleyen insanlarız.

Biz, işimizde ve yaşamımızın her alanındaki ilişkilerimizde liyakat, bilgi, saygı, sevgi, hoşgörü ve insana hizmeti ilke edinmiş insanlarız. Biz ayrıca,bilen insanın gerçekten sevebileceğini de bilen insanlarız.

Biz, insani bir duygu olan korkunun bizi esir almasına, cesaretimizi kırmasına izin vermeyen bir anlayışın insanlarıyız. Biz insan olmayı erdemli olmaya bağlamış bir kavrayışın insanlarıyız.

Yani BİZ,“insan” olmak ve insan kalmak için sürekli çaba harcayan insanlarız…

Sizler de bunları ve/veya bu doğrultuda daha fazlasını benimsemişseniz “Biz”in içindesiniz.Yani dostlar, “Biz”densiniz!..

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 18.232.53.231
Tarih: 25.8.2019
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com